Company Logo

Bizden Haberler

Aile Seminerleri Dizisi

11 Mayıs 2012 Cuma
Aile Seminerleri Dizisi

yakamoz-afis

 

Devamını oku...

18 Şubat 2012 9-10 yaş

18 Şubat 2012 tarihli 9–10 yaş arası sosyal becerilerimi geliştiriyorum grup çalışması 6 çocukla başlamıştır.

 

Ergen anne babası olmak

Devamını oku...


Çocuklarımızın gereksinimlerini karşılayabilmek için kendimizi değiştirmemiz gerekir,

ancak bu değişimin bedelini ödemeye hazır olduğumuzda çocuklarımızın istediği anne-babalar oluruz.

Geçmişten Bu Güne Anne Babalık

 

GEÇMİŞTEN BU GÜNE ANNE-BABALIK

 

Uzun bayram tatilinden  Bodrum’u özleyerek dönenlerdenim. Böylesi özel bir yerde yaşamanın ayrıcalık olduğunu bir kez daha deneyimledim. Büyük şehirlerde yaptığım tüm yolculuklarda 2 gün sonra Bodrum’u özlemeye başlıyorum.

 

Trafik, bitkin, yılgın insanların koşuşturması, nefesine sinen is kokusu 2 günde yormaya başlıyor. 2-3 kuşak bir araya gelmeye özen gösterdiğimiz kıymetli bayram zamanlarından birini yaşadığım bu tatilde kuşak çatışmalarına rağmen nelerin bizleri değiştirdiğini tartıştık.“Şimdiki çocuklar şanslı”, “Şimdiki anne babalar şanslı” sözünü sık sık duyuyoruz. Şimdiki zaman, ıssızlaşan adamları yarattığı kadar ıssızlaşan aileleri ve onların ıssızlaşan çocukları da yarattı.

 

 

Bizim  çocukluğumuzda sokakta bütün günün bittiği, özgürce oynanan oyunları, çamura bulanmaları şimdiki çocukların çok azı yaşayabiliyor. Saklambaç, ip atlama, sek sek oyunları demode oldu. Komşuya yatılı olarak rahatça emanet edilen çocuklar, çat kapı yapılan misafirliklerin yerini günler öncesinden verilen randevulu ev ziyaretleri aldı. Geçmişi  özler olduk. Eski dostlukları, eski bayramları hep eskiyi arar olduk.

 

Bu zamanda her şey otomatik. Ev işleri daha kolay. Teknoloji yaşamın içinde. Yorulmuyoruz! Ulaşım, sağlık, eğitim vb. imkânlarımız çok daha fazla. Tek tuşla faturalarımızı yatırıyoruz. Değişimden geçiyoruz. Bu değişimi sancılı yaşayan anne-babalar olarak zamanla yarışmak zorundayız. Hep bir koşuşturma içindeyiz. Kurstan kursa koşuşturan, geç kalmaması gereken çocuklar, bitmesi gereken işler, gidilmesi gereken yerler var.


Zaman bize yetmiyor, zamanı iyi kullanmak için stratejiler belirliyoruz. Yapılacak işler peşinde,  ertelenmişliklerimizi çoğaltıyoruz.

 

Bireyselleşmeyi, özgürleşmeyi, ben diyebilmeyi önemsiyoruz. Dinlemenin incelik olduğu eski zamanlar yerine, en çok konuşanın kendini övmeyi bilip, en çok bilenin zamanı bu zaman. Boşanmalar arttı, gençler evlenmekten kaçar oldu. Mütevazılık kalmadı.  Gelecek kaygısıyla, ekonomik zorluklarla mücadele etmenin ağırlığı var ruhumuzda. Gün geççikçe belirsizlikler çoğalıyor, çocuklarımızın geleceği için çok daha fazla endişeleniyoruz. Teknolojideki yenilikleri takip edemiyoruz. Mahkemelerin bile sanal ortama taşınmasını tartışıyoruz.

 

Arkadaşlıkları, dostlukları çok çabuk tüketiyoruz. Duyarsızlaştık, kavga edenleri ayırmayı bıraktık.

 

Hep daha iyisini, hep daha güzelini, hep daha özelini arama telaşındayız. 3–4 yılda arabalarımız eskidi. Yeni doğan bebeklerimizi markalarla tanıştırdık.  Reklâmlarda özel olmak için kullanmamız gereken deterjanlar, iyi baba olabilmek için sahip olunacak arabalar, kalbimizi koruyan margarinler var! Televizyon programlarında “Hayat kısa doya doya yaşa” sloganlarıyla 70 yaşındaki erkeklerle evlenebilmek için birbirleriyle yarışan, mal beyanı isteyen kadınların hali bizi şaşırtmaz oldu.

 

En güçlünün kazandığı, paranın güç olduğu diziler tüm kanalları işgal etti. O eski zamandan bu yeni zamana hayata bakış açımız, çocuk yetiştirme tarzımız tamamen değişti. Eski deyimle çocuğum “kendini kurtarsın-hayata karşı güçlü dursun” hedefi hala aynı olmakla birlikte bunu yaşama  geçirme konusunda farklıyız.

 

Yaşam koşullarımız iyileşse de, konforlu bir yaşam bizlere hazır sunulsa da, anne babalığımızda duygusal yüklerimiz ağırlaştı. Çocuklarımızı mutsuz edecek olaylardan koruyamayacağımızın bilincindeyiz. Geleceğin belirsizliği arttıkça çocuklardan akademik-sosyal-duygusal olarak daha donanımlı olmalarını bekliyoruz.

 

Tıpkı eski zamanlardaki gibi zaman zaman mutsuzluğunda yaşamın doğal bir parçası olduğunu çocuklarımıza öğretmeliyiz. Tüm manevi değerleri korumaya çalışarak ufak şeylerle mutlu olabilen çocukları yetiştirmek için çabalamalıyız. Bunu başarabilecek ebeveynler olabilmemiz dileğiyle herkese iyi seneler!

 

Broşürlerimiz




Powered by Joomla!®. Designed by: business host domain names reseller Valid XHTML and CSS.