Bizden Haberler
18 Şubat 2012 9-10 yaş
18 Şubat 2012 tarihli 9–10 yaş arası sosyal becerilerimi geliştiriyorum grup çalışması 6 çocukla başlamıştır.
Devamını oku...
Ergen Anne Babası Olmak
Yakamoz Çocuk Aile Eğitim ve Danışman Merkezi nin ikinci semineri Ergen Anne Babası Olmak 07.01.2012 tarihinde Uzm. Pedagog Bahar ATVAR ve Uzm. Psikolog Şebnem TÜRKDALI tarafından verildi.
Çocuklarımızın gereksinimlerini karşılayabilmek için kendimizi değiştirmemiz gerekir,
ancak bu değişimin bedelini ödemeye hazır olduğumuzda çocuklarımızın istediği anne-babalar oluruz.
Süper Annelik Üzerine
SÜPER ANNELİK ÜZERİNE
Yol boyunca onun nasıl değiştiğini hayal etmeye çalıştım. 10 yıl sonraki karşılaşmamızda hem onun hayatında hem de benim hayatımda değişen o kadar çok şey var ki; onu son gördüğümde kızının düğün hazırlıklarıyla meşguldü. Bizde kalmak yerine otelde kalmayı istemesi şaşırtmıştı beni.
Bu karışık düşünceler içinde otele geldiğimde lobide beni bekleyen kısacık saçlı, kot pantolonlu ve incecik fiziğiyle dergilerden fırlamış gibi duran kadının o olduğuna inanamamıştım. Birkaç dakikalık şaşkınlıktan sonra sımsıkı sarılıp sohbete başladık. O kadar çok anlatacağı şey var ki, benimde ona anlatacaklarım. Nasıl başarmıştı bu kadar genç kalmayı, neşe dolu olmayı, seyahatlerini anlattı hızlıca. Artık kendi için yaşamaya başlamıştı, değişmişti. Bakışı ve sıcacık gülümseyişi aynı kalmıştı sanki.
Okula Başlarken
Okula Başlarken
Her anne-babanın çocuk sahibi olduktan sonra yaşamayı hayal ettiği önemli anlardan biride okula başladığı andır. Anne olarak oğlumla yaşamayı hayal ettiklerimin başında ilkokula gideceği an gelir. Anne-baba olup hastaneden eve 3’lü olarak döndüğümüz ilk gün yol boyunca hormonlarında yoğun katkısıyla onunla okula da böyle 3 kişi gideceğiz ama 2 kişi döneceğiz diye ağlamam hala espri konusudur.
Günler öncesinden hazırlıkları başlayan, evde formalarla yürüme provaları yapılıp, defterler özenle kaplanıp, çantadaki yerini alırken bu farklı deneyimle birlikte sizin veli rolüne, çocuğunuzun da büyüme artık büyük olma rolüne hazırlığı başlar. Hem heyecan, hem sevinç hem de kaygı dolu bu serüven en özel anlardan biri olarak yaşanacaktır.
Masum Melekten Zor Çocuğa
MASUM MELEKTEN ZOR ÇOCUĞA
Benim için süper bir bebek, gözleriyle benim gözlerim birleştiğinde tüm dünya duruyor sanki o benim için dünyanın en güzel bebeği! O kadar farklı bir duygu ki anlatması çok zor anne olmak bambaşka bir şeymiş. Doğum yapmadan önce korkularım vardı. Acaba onu sevebilecek miyim? Şimdi onu uyurken bile özlüyorum, özgür ruhumu esir aldı sanki dünya tatlısı nasıl saf-masum…
Onu ilk gördüğümde benden bir parça olduğuna inanamadım. Gülüşü, gamzesi bile var ondan hiç ayrılmak istemiyorum. Baba olmak bambaşkaymış…
Karne Tatiline Girerken
KARNE TATİLİNE GİRERKEN
Nazlı eve nasıl gideceğini düşünüyordu. Annesi haklıydı. Ortaokul çok zordu, ilkokula benzemiyordu. İlk defa bu kadar zayıfla anne ve babasının karşısına çıkacaktı. Kendini tatili ders çalışarak geçirmeye hazırlamalıydı. Bir de herkesin merak içinde sormazsa olmazı “Karnen nasıl bakalım” sorusu vardı. Başı önde, telaş içinde evin yolunu tuttu.
Karne tatilinin başladığı bu hafta öğrencilerin bir kısmı karne günü ve tatilini sabırsızlık ve sevinçle karşılarken, kimi yüreklerde hüzün vardı. Bir dönemin bittiği başarı ve başarısızlığın tanığı olan karneler evlerde yerlerini aldılar. Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak eğitim sistemindeki değişiklikler e-okul ve ara karnelerin verilmesi sayesinde birçok anne-baba karne notlarından önceden haberdar olabildiler.
Geçmişten Bu Güne Anne Babalık
GEÇMİŞTEN BU GÜNE ANNE-BABALIK
Uzun bayram tatilinden Bodrum’u özleyerek dönenlerdenim. Böylesi özel bir yerde yaşamanın ayrıcalık olduğunu bir kez daha deneyimledim. Büyük şehirlerde yaptığım tüm yolculuklarda 2 gün sonra Bodrum’u özlemeye başlıyorum.
Trafik, bitkin, yılgın insanların koşuşturması, nefesine sinen is kokusu 2 günde yormaya başlıyor. 2-3 kuşak bir araya gelmeye özen gösterdiğimiz kıymetli bayram zamanlarından birini yaşadığım bu tatilde kuşak çatışmalarına rağmen nelerin bizleri değiştirdiğini tartıştık.“Şimdiki çocuklar şanslı”, “Şimdiki anne babalar şanslı” sözünü sık sık duyuyoruz. Şimdiki zaman, ıssızlaşan adamları yarattığı kadar ıssızlaşan aileleri ve onların ıssızlaşan çocukları da yarattı.
Çocuklarımıza Sınır Koymada Neden Zorlanırız?
ÇOCUKLARIMIZA SINIR KOYMADA NEDEN ZORLANIRIZ?
Günümüzde değişen çevre koşulları, Çocuğumuzla geçirilen zamanın sınırlı olmasıyla gittikçe “hayır “ demede zorlanır hale geldik. Sınırları nasıl ve ne zaman koyacağımızı kendi anne babamızla ilişki şeklimiz yetişme tarzımızdaki farklılıklar belirler. Otoriter ve baskıcı bir tutumla büyütülmüşsek bizim yaşadıklarımızı çocuğumuzun da yaşamasından kaygı duyarız.
Bu da kural koymamızı tutarlı davranmamızı engelleyebilir. Eğer aşısı hoşgörülü ebeveyn tutumuyla yetiştirilmişsek sahip olamadığımız kararlılığı netliği ve otoriteyi çocuğumuza yansıtmak zor olacaktır. Bazen de koyduğumuz sınırları suçluluk duygusu, çocuğumuzu engellediğimiz düşüncesiyle kaldırırız. Oysa sınırlar çocuğun gelişmesi için destekleyici ve gereklidir.





