Anasayfa arrow OKULA BAŞLARKEN
OKULA BAŞLARKEN Yazdır E-posta

Okula Başlarken 

Her anne-babanın çocuk sahibi olduktan sonra yaşamayı hayal ettiği önemli anlardan biride okula başladığı andır. Anne olarak oğlumla yaşamayı hayal ettiklerimin başında ilkokula gideceği an gelir. Anne-baba olup hastaneden eve 3’lü olarak döndüğümüz ilk gün yol boyunca hormonlarında yoğun katkısıyla onunla okula da böyle 3 kişi gideceğiz ama 2 kişi döneceğiz diye ağlamam hala espri konusudur.

 

            Günler öncesinden hazırlıkları başlayan, evde formalarla yürüme provaları yapılıp, defterler özenle kaplanıp, çantadaki yerini alırken bu farklı deneyimle birlikte sizin veli rolüne, çocuğunuzun da büyüme artık büyük olma rolüne hazırlığı başlar. Hem heyecan, hem sevinç hem de kaygı dolu bu serüven en özel anlardan biri olarak yaşanacaktır.

 

            Anne-baba olarak sizler okulda “Çocuğum Kendini yalnız hisseder mi” “Okulda mutlu olacak mı“ “Öğretmenini sevecek mi”, “Arkadaşlarıyla anlaşabilecek mi” vb. kaygıları yaşarken çocuğunuz ise kocaman yepyeni bir binada yeni ve yabancı insanlarla karşılaşıp, 40 dk. oturması gereken dersler, çok sevdiği oyun oynamanın 10 dk. sığdırıldığı, tuvaletini ertelemesinin gerektiği ders saatleriyle baş etmeye çalışacaktır. Tüm bu nedenlerle çocuğun ilk günden okula uyum sağlayıp, isteyerek okula gitmesini beklemek hayal kırıklığı yaratabilir.  Çocuğunuz zaman içinde okulu tanıyacak, öğretmenine güvenecek, kendini gruba ait görecek, sadece akademik anlamda değil duygusal-sosyal anlamda gelişmeye devam edecek, okulu sevip, öğretmen ve arkadaşlarına bağlanarak keyifle okula gidecektir.

 

            Rekabetin, yarışın, en önde olmanın gittikçe arttığı akademik başarıların ön planda tutulduğu toplumumuzda özellikle herkesin birbirini tanımanın baskı ve beklenti yarattığı Bodrum da okula uyum-uyumsuzluğun, alışıp-alışamamanın arkadaşların çocuklarıyla yapılan kıyaslamalar, anne baba olarak üzerinizdeki baskıyı arttırıcı olabilir. Sizin bu duruma yüklediğiniz anlam çocuğunuzun okula uyum durumunu güçleştirebilir. Neden bazı çocukların zor alıştığı düşünüldüğünde, her çocuğun bireysel özellikleri farklıdır. İletişim becerileri, anne-babayla-çevresiyle kurduğu ilişki değişiklik gösterir.

 

            Aşırı korunmuş, çekingen olan baskıcı tutumla büyüyen bir çocuğun dış dünyanın gerçekleriyle baş etme becerisinin gelişmesi zordur. Anne-babasına  aşırı bağımlı olan onlar yanında olmadan, birey olmada, kendini  ifade etmede zorlukları olan çocuklar yeni durumlara adapte olmada güçlük yaşarlar. Eğer okula başlama sürecince ev ortamında değişiklikler olmuşsa (yakınların sağlık sorunları, eve yeni gelen kardeş, şehir değişikliği vb.) bu etkenler okula uyumda duygusal yükleri artırabilir. Özellikle okul öncesi kuruma gitmiş olan çocukların kuralları düzeni olan bir kurumun ortamına alışabilmeleri, ders sorumluluğu ve duygusal yüke adapte olmaları daha kolay olacaktır.

 

            Yaz dönemiyle birlikte okul olgunluğu değerlendirmeleri yoğunlaşırken, okul seçimiyle ilgili öneriler isteyen ailelere 1. koşul olarak; okul ve öğretmen seçiminde güven duygusunun önemini anlatmaya çalışırım. Her anne babanın beklentileri farklıdır. Kimi anne-baba akademik başarıya odaklı düşünürken, kimi anne-babada duygusal-sosyal gelişimini ön planda tutan öğretmene güven duyabilir. Özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, gelişiminde gecikme gibi bireysel destek gerektiren durumlarda okul seçiminde sınıf mevcudu ve rehberlik servisinin oluşu göz önüne alınmalıdır. Çocuklarla okullara yapılan gezilerde sevip-sevmediğini sormak bu soruya doğru cevabı vermede duygusal-sosyal-zihinsel olgunlukta olmayan çocuğunuza sorumluluk yüklemenize yol açar.

 

            Zaman zaman aile içi iletişimde verilen yanlış mesajlar farkında olmadan uyumsuz davranışların evde desteklenmesine neden olur. (okulda kendini yalnız hissetme ve korkma”  dediğimizde okulun yalnız hissedilecek-korkulacak bir yer olduğu alt mesajını çocuğa vermiş oluruz.) Okul ve aile hayatı ayrılmalı, okul çocuğun ayrı yaşam alanı olmalıdır. Sınırların iyi belirlenmesi sizin ve çocuğunuz için rahatlatıcı olacaktır. Çocuğunuz karın ağrısı, bulantı, başağrısı vb. fiziksel şikayetlerle okula gitmek istemiyorsa, göndermede kararsızlık yaşayıp yanlış davranmaktan endişe duyabilirsiniz.

        Uyum sürecini kolaylaştırmak için:

·         Her okul dönüşü mutlu olup-olmadığını sormaktan kaçının, önce siz ona o gün neler yaptığınızı anlatın.

·         Ayrılığı seromoniye dönüştürmeyin, bağımlı olmadığı ebeveyn onu okula götürsün, ilk haftadan sonra ulaşımda servisi denemek rahatlatıcı olabilir.

·         Okuldan alışlarda ilk hafta anne- baba birlikte onu karşılamaya özen gösterin·         Okula ara vermeyin, gitmesi konusunda kararlı olun.

·         Fiziksel rahatsızlıktan şikayet etmeye başlarsa nedenleri üzerinde konuşun, kabul edici ölçülü bir ilgi gösterin.

·          Yaşanan sıkıntılarla ilgili sınıf öğretmenini haberdar edin, çocuğu anlayıp aile-öğretmen ortaklaşa davranış şekilleri belirleyin.

·         Rehberlik servisi ile iletişime geçin. 2-3 haftadan uzun süre devam eden uyum zorluklarında bir uzmandan yardım alın.